Donald Trump yönetiminin bilim politikaları, özellikle araştırma fonlarındaki kesintiler ve belirli alanlara yönelik ideolojik baskılar nedeniyle, birçok Amerikalı akademisyen Avrupa’ya yöneliyor. Avrupa Birliği, bu beyin göçüne hazır olduğunu duyurarak, özgür araştırma ortamı ve akademik ifade özgürlüğü arayan bilim insanlarına açık kapı mesajı verdi.
“Avrupa, Bilim İçin Güvenli Bir Liman Olacak”
AB Araştırma ve İnovasyon Komiseri Ekaterina Zaharieva, yaptığı açıklamada, Avrupa’nın bilimsel özgürlük konusundaki tarihsel rolüne dikkat çekti. Zaharieva, “Avrupa, bilim yapmak için en iyi yer olabilir ve olmalıdır” diyerek, Avrupa’nın akademisyenler için hem güvenli hem üretken bir ortam sunduğunu vurguladı.
Zaharieva, “1930’larda ve 40’larda faşist rejimlerden kaçan bilim insanlarını koruduğumuz gibi, bugün de benzer bir sorumluluğumuz var” sözleriyle, Avrupa’nın tarihsel sorumluluğuna atıfta bulundu.
Trump’ın Politikaları Akademik Dünyayı Hedef Alıyor
Trump yönetimi, son dönemde federal araştırma bütçelerinde büyük kesintiler yaptı. Bu kesintiler özellikle iklim bilimi, aşı çalışmaları, azınlık politikaları ve toplumsal cinsiyet araştırmaları gibi alanları etkiledi. Ayrıca, öğrenci hareketlerine karşı artan baskılar ve üniversite yönetimlerine doğrudan müdahaleler, Amerikan akademisinin geleceğini sorgulatır hale getirdi.
Columbia Üniversitesi’nin eski başkanı Lee Bollinger, bu süreci “otoriter stratejinin bir parçası” olarak değerlendirirken, ABD üniversitelerinin “kriz içinde” olduğunu dile getirdi.
Avrupa’da Akademisyenler İçin Yeni Programlar Başladı
Bu gelişmelerin ardından Avrupa’da birçok kurum harekete geçti. Fransa’daki Aix-Marseille Üniversitesi, “Safe Place for Science” adlı yeni bir program başlattı. Bu program kapsamında, iklim değişikliği, sağlık ve astrofizik alanlarında çalışan 15 Amerikalı bilim insanı üç yıl süreyle Fransa’da araştırma yapacak.
15 milyon avroluk bütçeye sahip olan programa kısa sürede 60’tan fazla başvuru yapıldı. Benzer şekilde, Almanya, İspanya ve Hollanda’daki üniversiteler de Amerikalı akademisyenleri çekmek için özel fonlar oluşturdu.
Ortak Avrupa Planı Yolda
Avrupa Birliği içinde, ABD’den gelen araştırmacıları entegre edecek kapsamlı bir plan üzerinde çalışılıyor. Fransa, Almanya ve İspanya’nın bilim bakanlarının da desteklediği önergeye göre, Amerikalı akademisyenler için göç kolaylıkları, özel burslar ve araştırma merkezlerine erişim gibi başlıklar öne çıkıyor.
Amaç, yalnızca mevcut bilim insanlarını kazanmak değil, aynı zamanda Avrupa’daki bilimsel altyapıyı da güçlendirmek. Bu bağlamda, AB Komisyonu, üye ülkelerle koordinasyon halinde pan-Avrupa bir akademik özgürlük girişimi planlıyor.
Akademik Göç Kalıcı Olabilir
Önde gelen akademisyenler arasında da yön değişiklikleri başladı. Yale Üniversitesi profesörleri Jason Stanley, Timothy Snyder ve Marci Shore, Kanada’daki Toronto Üniversitesi ile anlaşma sürecine girdi. Bu durum, yalnızca Avrupa değil, Kuzey Amerika’da da alternatif akademik merkezlerin yükselişini işaret ediyor.
Uzmanlara göre bu tür gelişmeler, ABD’nin küresel bilimdeki liderliğini zayıflatabilirken, Avrupa’nın bilimsel cazibesini artırıyor. Özellikle özgür düşünceyi önceleyen ülkeler, bu yeni göç dalgasını bir fırsat olarak görüyor.