Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından sosyal medyada yaşanan erişim engelleri, siyasiler ve kamuya mal olmuş isimlerin alternatif platformlara yönelmesine neden oldu. Son günlerde en çok öne çıkan yeni adres ise Bluesky oldu.
Erişim Engelleri Artınca Alternatif Arayışı Başladı
19 Mart sabahı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından sosyal medya platformu X’te (eski adıyla Twitter) birçok hesaba erişim engeli getirildi. Bu süreç, Maltepe Mitingi ve üniversite öğrencilerinin boykot çağrılarıyla eş zamanlı şekilde hız kazandı.
İfade Özgürlüğü Derneği, birçok X hesabının “millî güvenlik ve kamu düzeni” gerekçesiyle engellendiğini açıkladı. Bu gelişmelerin ardından hem siyasiler hem de vatandaşlar alternatif platformlara yönelmeye başladı.
Bluesky’a Geçiş Hız Kazandı
CHP ve İYİ Parti başta olmak üzere birçok siyasi aktör, kullanıcılarını Bluesky adlı sosyal medya platformuna davet etti. Sadece siyasiler değil; medya kuruluşları, sanatçılar, sosyal medya fenomenleri ve sıradan kullanıcılar da bu göçe katıldı.
Bluesky’da açılan hesapların sayısı hızla artarken, siyasi içeriklerin daha özgürce paylaşıldığı yeni bir dijital mecra doğmuş oldu.
Bluesky Nedir?
Bluesky, 2019 yılında Twitter’ın başlattığı bir araştırma projesi olarak doğdu. Zamanla Twitter’dan ayrılarak bağımsız ve merkeziyetsiz bir sosyal medya platformuna dönüştü. Merkezi ABD’de bulunan Bluesky, kullanıcılarına merkezi olmayan bir iletişim yapısı sunmayı amaçlıyor.
Bluesky’ın temel özellikleri arasında:
- Merkeziyetsiz altyapı
- Açık kaynak kodlu yapısı
- Kullanıcıların içerik ve algoritma üzerinde daha fazla denetim sahibi olması bulunuyor.
Bu yönleriyle Bluesky, son dönemde sansürsüz ve özgür bir dijital iletişim arayışı içinde olan kullanıcıların yeni gözdesi haline geldi.
Yeni Dijital Göç Dalgası
Türkiye’de son dönemde yaşanan politik gelişmeler, dijital iletişim alanında yeni bir dönemi başlatmış olabilir. Sosyal medya göçü, bireylerin ve kurumların yalnızca alternatif platformlara geçmesi değil, aynı zamanda dijital ifade özgürlüğünün korunması için de yeni yollar arandığını gösteriyor.