Fransa’da aşırı sağın önde gelen ismi Marine Le Pen, Avrupa Parlamentosu’ndan usulsüz fon kullanımı gerekçesiyle yargılandığı davada beş yıl siyasi yasak aldı. Karar, Le Pen’in 2027 Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılamayacağı anlamına gelirken, bu gelişme ülke genelinde tartışmalara neden oldu. Kimi kesimler mahkeme kararını demokrasi adına bir zafer olarak görürken, Ulusal Birlik Partisi (RN) cephesinde kararın siyasi olduğu ve Le Pen’e yönelik sistematik bir saldırının parçası olduğu savunuluyor.
“Yargıçların Tiranlığına Karşıyız”: Paris’te Protesto Hazırlığı
Le Pen, kendisine yönelik verilen kararı “yargıçların tiranlığı” olarak nitelendirerek Paris’te açık hava mitingi düzenleyeceğini açıkladı. Bu karar, son 10 yılda partisinin imajını radikallikten uzaklaştırmaya çalışan Le Pen için sıra dışı bir hamle olarak görülüyor.
Partisinin milletvekillerinden Jocelyn Dessigny, miting kararını savunarak, “Bu protesto, öfkeyi yönlendirme ve sakinleştirme amaçlı. Seçmenimiz bizim deli ya da aşırı olmadığımızı artık çok iyi biliyor,” dedi.
Ceza Siyasi Mi, Adil Mi?
Marine Le Pen, 2004-2016 yılları arasında 4 milyon Euro’ya yakın fonu sahte danışmanlık sözleşmeleri üzerinden usulsüz biçimde kullandığı gerekçesiyle suçlu bulundu. Ancak bu karar Fransa’da tam anlamıyla ikiye bölünmüş bir kamuoyu yarattı.
Cluster 17 tarafından yapılan ankette halkın %61’i mahkeme kararının yerinde olduğunu düşünürken, Elabe anketinde de benzer oranlar dikkat çekiyor. Buna rağmen RN cephesinden gelen açıklamalarda Le Pen’in hala geniş bir destek aldığı belirtiliyor. Parti, karar sonrası dört gün içinde 20.000 yeni üye kazandığını ve yarım milyon kişinin destek kampanyasına imza attığını açıkladı.
Villers-Cotterêts’de Nabız: Tepkiler Karışık
Le Pen’in geleneksel olarak güçlü olduğu kuzeydoğudaki Villers-Cotterêts kasabasında görüşler bölünmüş durumda. Kasabanın mevcut RN’li belediye başkanı Franck Briffaut, verilen cezanın geri tepeceğini savunarak, “Bu hafta partimize yeni insanlar katıldı. Bence daha da fazlası gelecek” dedi.
Kasaba sakinlerinden bazıları Le Pen’in hedef alındığını düşünürken, diğerleri suçu işleyen birinin cezasını çekmesi gerektiği görüşünde. 73 yaşındaki emekli hemşire Catherine, “Normal bir vatandaş yapsa hapse girerdi. Neden politikacılar dokunulmaz olsun?” diye sorarken, eski bir restoran yöneticisi olan Danièle, kararın tamamen siyasi olduğunu savunuyor: “Le Pen güçlü bir kadın ve dimdik ayakta duracak.”
Aşırı Sağda Yeni Lider Arayışı mı Başlıyor?
Le Pen’in siyasi yasağı, aşırı sağda yeni lider arayışını da tetiklemiş görünüyor. Bazı destekçiler, RN’nin 29 yaşındaki genç lideri Jordan Bardella’nın olası bir cumhurbaşkanlığı adaylığına sıcak bakıyor.
Bölge halkından Noël, “Ben Le Pen’i her zaman desteklerim ama Bardella da yeni bir yüz olarak başarılı olabilir,” diyerek olası liderlik değişimine açık kapı bırakıyor.
Ancak siyaset uzmanlarına göre, Le Pen’in kitlesini genişletmek için artık geleneksel sağdan, emeklilerden ve yüksek gelir gruplarından da oy alması gerekiyor. Bu da söz konusu yolsuzluk kararından sonra daha da zor hale gelmiş durumda.
Aşırı Sağ Geri Mi Dönüyor?
Siyasi analistler, Le Pen’in partisinin yeniden popülist ve radikal çizgilere kayabileceğini değerlendiriyor. Xavier Bertrand, mitingin “Capitol baskınının kötü bir taklidi” olabileceği uyarısını yaptı. Ancak RN yetkilileri, amaçlarının asla şiddet olmadığını, sadece destekçilerini sakinleştirmek olduğunu belirtiyor.
Le Pen’in karara itiraz edeceği ve yasal süreçte mücadeleyi sürdüreceği ifade ediliyor. Ancak şimdilik asıl amaç, seçmenlere mesaj vermek: “Siyasi olarak ölmedim.”