Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın geçtiğimiz ay yaptığı boykot açıklaması, son günlerdeki gelişmelerle birlikte yeniden gündeme geldi. Hükümetin ve bakanların, CHP’nin öncülük ettiği ve Ekrem İmamoğlu‘nun tutuklanması sonrası yaygınlaşan boykot çağrılarına tepki gösterdiği bir dönemde, Erbaş’ın sözleri sosyal medyada sıkça paylaşıldı.
İktidar Boykot Çağrılarına Karşı Çıkarken Erbaş’ın Sözleri Tartışılıyor
Ekrem İmamoğlu’na yönelik gözaltı ve tutuklama süreciyle birlikte başlatılan protestolar, boykot çağrılarıyla büyürken, iktidara yakın bakanlar art arda çıkışlar yaptı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, boykotun bir “ekonomik sabotaj” olduğunu iddia ederek boykota destek verenlerin ticari olarak tazminat davalarıyla karşılaşabileceğini belirtti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise, yapılan çağrıların “ticaret hayatını sabote eden sorumsuzluk” olduğunu savundu. Ancak, bir ay önce bizzat Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın yaptığı boykot çağrısı, bugünlerde iktidarın söylemleriyle çelişiyor yorumlarına yol açtı.
Erbaş Ne Demişti?
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Mart ayında, İsrail’e destek veren markalara yönelik boykot çağrısında bulunmuştu. Ankara Millet Camii‘nde kıldırdığı teravih namazının ardından cemaate seslenen Erbaş, şu ifadeleri kullanmıştı:
“Bir Müslüman, zalimleri destekleyenleri destekliyorsa, boykot çağrılarına kayıtsız kalıyorsa, evine hala boykot ürünleri alıyorsa imanını sorgulasın. Dilimizle de olsa zalime karşı durmak imanın en zayıf noktasıdır. O bile yoksa kalbinde iman olup olmadığını sorgulasın.”
Boykot Tartışmasında Çifte Standart Tepkisi
Erbaş’ın bu sözlerinin tekrar dolaşıma girmesiyle birlikte, sosyal medyada geniş bir tartışma başladı. İktidarın, CHP ve muhalefetin organize ettiği boykot çağrılarını “haksız” bulurken, Erbaş’ın bizzat benzer bir tavırla boykotun inançla da bağlantılı olduğuna dikkat çekmesi, “çifte standart” eleştirilerine yol açtı.
Bakanların Boykot Karşıtı Çıkışları Sertleşiyor
Öte yandan iktidar kanadı, boykot çağrılarına karşı sert söylemlerini sürdürüyor. Ticaret Bakanı Bolat ve Adalet Bakanı Tunç, yaptıkları açıklamalarda, boykotun milli ekonomiye zarar verdiğini ve hukuk önünde sorun yaratabileceğini savundu. Bakanların bu açıklamaları, boykot çağrılarına katılan kesimleri hedef aldıkları yönünde eleştirildi.
Diyanet’in Boykot Mesajları Ne Anlama Geliyor?
Diyanet İşleri Başkanlığı, özellikle Filistin konusunda son yıllarda sık sık boykot tavsiyesinde bulunurken, bu kez aynı yöntemi kullanan muhalefete yönelik baskılar, “boykot meşruysa kimler için geçerli?” sorusunu beraberinde getirdi. Kamuoyunda, Ali Erbaş’ın açıklamasının doğrudan güncel tartışmalarla örtüşmesi dikkat çekici bulundu.
İktidarın ve Diyanet’in Boykot Politikası Tartışma Yarattı
Sosyal medyada ve çeşitli basın organlarında, iktidarın yıllardır boykot çağrılarını destekleyen bir pozisyon aldığını hatırlatan çok sayıda yorum yapıldı. CHP ve muhalefetin organize ettiği boykot sürecine ise iktidarın ve bağlı kurumların sert çıkışı, toplumda çelişkili bir görüntü yarattı. Tartışmalar, özellikle gençler ve akademik çevrelerde yoğun biçimde tartışılıyor.