ABD Senatosu üyelerinden Chris Murphy, tutuklanmasının ardından görevden alınan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Murphy, İmamoğlu’nun tutuklanma kararının, dönemin ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan bir telefon görüşmesinin hemen ardından geldiğine dikkat çekti.
Ortadoğu Enstitüsü’ndeki Açıklamalar Gündem Oldu
Murphy’nin söz konusu açıklamaları, Ortadoğu Enstitüsü (MEI) Türkiye Programı Direktörü Gönül Tol tarafından kamuoyuna duyuruldu. Gönül Tol’un sosyal medya hesabından paylaştığı video kesitinde, Senatör Murphy’nin, “Muhtemelen tutuklanma kararına Trump onay verdi,” ifadesini kullandığı görüldü.
Açıklamanın, özellikle Türkiye-ABD ilişkileri ve iç siyaset bağlamında dikkat çekici olduğu değerlendiriliyor. Murphy’nin bu değerlendirmesi, siyasi gözlemciler tarafından dış politikada liderler arası ilişkilerin yargı süreçlerine etkisi bağlamında yorumlandı.
İmamoğlu’nun Tutuklanması Tartışmalara Neden Olmuştu
Ekrem İmamoğlu, 2019 yerel seçimlerinden sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yapmaya başlamıştı. Ancak ilerleyen süreçte hakkında açılan dava sonucunda görevden alınmış ve tutuklanmıştı. Bu gelişme, hem Türkiye’de hem de uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.
Murphy’nin bu sözleri, dönemin ABD yönetiminin Türkiye’deki siyasi gelişmelere yaklaşımı açısından dikkatle inceleniyor. Açıklamada, söz konusu tutuklama kararının, Erdoğan ile Trump arasında gerçekleşen özel bir telefon görüşmesinden hemen sonra alındığına işaret ediliyor.
Açıklama Resmi Kaynaklarca Doğrulanmadı
Henüz ne Beyaz Saray ne de Türk hükümeti tarafından bu iddiaya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Ayrıca Trump cephesinden de konuya dair herhangi bir yanıt gelmedi. Murphy’nin ifadesi, bir iddia olarak kalmaya devam ederken, söz konusu değerlendirme sosyal medya ve haber platformlarında yaygın şekilde tartışılmaya başlandı.
Murphy: “Demokrasiye Müdahaleler Endişe Verici”
Senatör Murphy, geçmişte de Türkiye’deki demokratik süreçler konusunda açıklamalarda bulunmuştu. Daha önce yaptığı konuşmalarda Türkiye’de basın özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve seçim süreçlerinin uluslararası gözlem altında olması gerektiğine vurgu yapmıştı.
İmamoğlu’nun durumu da bu çerçevede değerlendiriliyor. Murphy’nin sözleri, demokratik kurumlara müdahale endişesinin ABD’li siyasetçiler arasında da gündem olduğunu gösteriyor.