Küresel petrol piyasaları, son yılların en sert dalgalanmalarından birini yaşıyor. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın ithalata yönelik yeni gümrük tarifelerini yürürlüğe sokması ve OPEC+ grubunun üretim artışı kararı, enerji fiyatlarını aşağı yönlü baskı altına aldı. Nisan ayının ilk haftasında yüzde 9’un üzerinde değer kaybeden Brent petrolün varil fiyatı, 2021 Ağustos ayından bu yana en düşük seviyeye geriledi.
Uzmanlara göre, artan arz ve daralan talep dengesi, petrolün uzun vadede toparlanmasını zorlaştıracak. 80 dolar seviyesinin yeniden görülmesi, mevcut koşullarda pek mümkün görünmüyor.
Trump’ın Tarifeleri Talep Umutlarını Gömdü
2 Nisan’da Trump tarafından imzalanan ve ithalat ürünlerine yönelik karşılıklı tarifeleri içeren kararname, piyasalarda adeta soğuk duş etkisi yarattı. ABD Başkanı bu günü “kurtuluş günü” olarak adlandırırken, yatırımcılar ve ekonomistler, küresel talebin baskılanacağı yönünde endişelerini artırdı.
Aynı gün, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1’e yakın düşerek 73,64 dolara, Batı Teksas türü (WTI) petrol ise yüzde 0,6 kayıpla 70,48 dolara geriledi. Bu düşüş, daha sonra açıklanan OPEC+ üretim artışıyla birleşince, fiyatlar üzerindeki baskı daha da şiddetlendi.
OPEC+ Kararı Fiyatları Dibe Çekti
3 Nisan’da OPEC ve OPEC dışı ülkelerden oluşan OPEC+ grubu, gönüllü üretim kesintilerini kademeli olarak azaltma kararı aldı. Buna göre, 1 Nisan itibarıyla günlük 2,2 milyon varillik kesinti azaltılarak, Mayıs ayı itibarıyla 411 bin varillik üretim artışı yapılacağı açıklandı.
Bu açıklamanın hemen ardından Brent petrol yüzde 5’ten fazla düşüşle 69,63 dolara, WTI ise yüzde 5,6’lık kayıpla 66,33 dolara geriledi. Böylece Ekim 2023’ten bu yana en sert günlük düşüş kayıtlara geçti.
Çin’den Misilleme: Yeni Vergi, Yeni Endişe
4 Nisan’da Çin’in ABD’den ithal edilen tüm ürünlere yüzde 34 ek vergi uygulayacağını açıklaması, ticaret savaşlarının sadece bir tehdit olmaktan çıkıp somut bir krize dönüştüğünü gösterdi. Bu gelişme, petrol fiyatlarını daha da aşağı çekti. Aynı gün Brent petrol, 63,85 dolara kadar gerileyerek, Ağustos 2021’den bu yana ilk kez 65 doların altını gördü.
Günü yüzde 6’ya yakın bir kayıpla 65,74 dolardan kapatan Brent, haftalık bazda yüzde 9,2 değer kaybederek son dört yılın en düşük haftalık kapanışını gerçekleştirdi. WTI ise 62,10 dolara kadar düştü.
Uzmanlar Ne Diyor: 80 Dolar Hayal mi?
Londra merkezli Energy Intelligence Group’un analisti Julien Mathonniere, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, petrol talebinin uzun süre zayıf kalacağını ve fiyatların 80 dolar seviyesine geri dönmesinin zor olduğunu ifade etti.
Mathonniere, “Trump’ın korumacı politikaları ve OPEC+ grubunun arzı artırma kararı birlikte düşünüldüğünde, petrol piyasasında yukarı yönlü bir kırılma beklemek gerçekçi değil,” diyerek piyasalardaki iyimserliği boşa çıkaran açıklamalarda bulundu.
Ayrıca Çin’in ABD karşısındaki ticaret fazlasının, ülkeyi hedef haline getirdiğini belirten uzman, “Bu durum sadece Çin’i değil, Hindistan gibi yükselen ekonomileri de olumsuz etkileyecektir” dedi.
Dolar ve İran Etkisi Takip Edilmeli
Mathonniere, ABD dolarının seyrinin petrol fiyatları açısından önemli bir gösterge olduğunu da vurguladı. Doların zayıflaması durumunda, emtia fiyatlarında kısa vadeli toparlanmalar yaşanabileceğini dile getirdi.
Ayrıca ABD’nin İran’a yönelik askeri hamleleri olasılığını gündeme getirerek, “Böyle bir senaryo fiyatlara kısa vadede 5 dolarlık bir artış getirebilir ancak bu tür risk primleri kalıcı değildir” değerlendirmesini yaptı.
Ticaret Savaşları ve Petrol: Kırılgan Denge
Trump’ın korumacı söylemleriyle paralel ilerleyen ticaret savaşlarının, küresel arz-talep dengesini kalıcı olarak etkileyebileceği öngörülüyor. Uzmanlara göre, gümrük tarifeleri ihracatı teşvik etmekten çok, küresel büyüme ve yatırım güvenini zedeliyor.
Mathonniere’nin dikkat çektiği bir diğer konu ise, rekabetçi devalüasyon riski. Ülkeler, ABD tarifelerine rağmen ihracatlarını koruyabilmek için kendi para birimlerini değersizleştirme yoluna gidebilir. Bu da Trump’ın ihracat artışı hedefiyle çelişiyor.