Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde görevli olan ve bir süredir Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mahir Polat’ın sağlık durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu. “Tüm tutuklular devletimize emanettir” vurgusuyla konuşan Yılmaz, Polat’a yönelik sağlık kontrollerinin Adli Tıp Kurumu’nda sürdüğünü belirtti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen “kent uzlaşısı” soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve hakkında ‘terör suçlaması’ yöneltilen İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, uzun süredir kalp ve tansiyon rahatsızlıkları nedeniyle hastaneye sevk ediliyordu. Sağlık durumunun kötüleştiği yönündeki haberlerin ardından kamuoyunda artan endişelere cevap, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’dan geldi.
“Devlet Kurumları İnsan Sağlığını Korumakla Yükümlüdür”
Bir televizyon kanalında canlı yayına katılan Cevdet Yılmaz, Mahir Polat’ın durumuyla ilgili olarak dikkat çekici açıklamalarda bulundu. “Devlet kurumlarına düşen insanların sağlığını korumaktır” diyen Yılmaz, tutukluların güvenliğinin ve sağlığının yargı sürecinden bağımsız olarak önem taşıdığını vurguladı.
Cevdet Yılmaz’ın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Mahir Polat konusunda hastaneye sevki oluyor. Bu süreçte bazı sağlık şikayetleri devam ettiği için Adli Tıp Kurumu’na müracaat edilmiş durumda. Adli Tıp bu konuda uzman ve bağımsız bir kurumdur. Onların kararı doğrultusunda hareket edilecektir.”
Mahir Polat’ın Sağlığı Gündemde
Kronik kalp hastalığı ve yüksek tansiyon gibi sağlık sorunları bulunan Mahir Polat, daha önce birçok kez sağlık kuruluşlarına sevk edilmişti. Polat’ın avukatları ve ailesi tarafından yapılan açıklamalarda, cezaevi koşullarının sağlık açısından risk taşıdığı ve tedavi sürecinin yeterince sağlıklı ilerlemediği dile getirilmişti.
Bu gelişmelerin ardından kamuoyunda oluşan baskı, konunun yüksek düzeyde ele alınmasına yol açtı. Cevdet Yılmaz’ın yaptığı açıklama, devletin bu tür hassas konularda insan haklarını önceleyen bir yaklaşım benimsediğini göstermesi açısından dikkat çekti.
“Suç Ne Olursa Olsun, İnsan Hakları Öncelikli”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın üzerinde durduğu en önemli başlıklardan biri, mahkum ve tutukluların devletin koruması altında olduğu yönündeki vurgusuydu. Yılmaz, şu değerlendirmeyi yaptı:
“İşlediği suç ne olursa olsun, hapishanede bulunan herkes devletimize ve hukuka emanettir. Bu noktada kimsenin bir endişesi olmamalıdır. Adalet sistemi ve bağlı kurumlar gerekeni yapmaktadır.”
Bu açıklama, Türkiye’de cezaevi koşulları ve mahkumların sağlık hakları konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Özellikle kamu görevlileri ve siyasetçilerin yargı süreçlerinde, hukuki sürecin adil işlemesinin yanı sıra sağlık haklarının da korunması gerektiği görüşü öne çıkıyor.
Adli Tıp Kurumu’nun Raporu Bekleniyor
Adli Tıp Kurumu, Mahir Polat’ın sağlık durumuna ilişkin detaylı bir rapor hazırlayacak. Bu rapor doğrultusunda Polat’ın cezaevinde kalıp kalamayacağı ya da tedavisinin nasıl yürütüleceği netleşecek. Kamuoyu, Adli Tıp’tan çıkacak kararı yakından takip ediyor.
Özellikle sağlık durumu riskli görülen tutuklular için hukuki reform çağrıları daha yüksek sesle dile getirilmeye başlandı. Polat’ın dosyası, bu yönüyle hem siyasi hem insani bir mesele olarak öne çıkıyor.
Süreç Şeffaf Takip Edilmeli
Uzmanlar, benzer durumlarda şeffaf bir bilgilendirme sürecinin gerekliliğine dikkat çekiyor. İnsan hakları dernekleri, mahkumların sağlık koşullarının düzenli şekilde denetlenmesi gerektiğini ve özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerin tedavi haklarının ihlal edilmemesi gerektiğini belirtiyor.
Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları, bu çerçevede devletin sorumluluğunu hatırlatan ve sürecin kamu vicdanını rahatlatacak şekilde yürütülmesi gerektiğini gösteren önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor.