Suudi Arabistan, Veliaht Prens Muhammed bin Selman liderliğinde, ABD ve İran’la ilişkilerini aynı anda güçlendirmeyi hedefleyen dikkatli bir diplomasi yürütüyor. Bu strateji, hem geleneksel müttefiki ABD ile bağlarını sağlamlaştırmak hem de bölgedeki rakibi İran’la ticari ilişkileri artırmayı içeriyor.
ABD ile Stratejik Anlaşma Çabaları
Veliaht Prens Muhammed, Washington ile stratejik savunma ve iş birliği anlaşmalarını güvence altına almayı hedefliyor. Bu kapsamda, geçen ay Ulusal Güvenlik Danışmanı Musaad Al-Aiban’ı ABD’ye göndererek, Başkan Joe Biden’ın görev süresi sona ermeden önce anlaşmaları sonuçlandırma çabası yürüttü. Ancak bu süreçte, ABD’nin İran’a karşı maksimum baskı politikasına dönüş ihtimali, Suudi Arabistan için riskler barındırıyor.
İran ile Ticaret ve Diplomasi
Suudi Arabistan, Mart 2023’te Çin’in arabuluculuğuyla İran ile başlattığı yakınlaşmayı daha ileri taşımayı planlıyor. Riyad’ın İranlı yetkililere, ticareti artırma ve İran’a yönelik yaptırımları aşmayan ticaret modelleri üzerinde teklif sunduğu belirtiliyor. Ticaretin, gıda ve tıp ürünleri gibi sektörlerle sınırlı kalabileceği ve işlemlerin Irak üzerinden yapılabileceği ifade ediliyor.
Suudi Arabistan’ın Çifte Kanal Stratejisi
Hem ABD hem de İran’la bağlarını güçlendirme çabası, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 hedeflerini desteklemek ve ekonomisini çeşitlendirmek için kritik önem taşıyor. Ancak bu strateji, Riyad’ı jeopolitik bir denge sağlama konusunda zor bir pozisyona itiyor.
Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü’nden Hanin Ghaddar, Suudi Arabistan’ın bu politikayla iç güvenliğini ve ekonomik dönüşümünü bölgesel gerilimlerden korumaya çalıştığını belirtiyor.
Bölgesel Dinamikler ve Riskler
- İsrail, Gazze ve Lübnan: Suudi Arabistan, bölgede artan gerilimlerin ekonomik projelerine zarar vermesinden endişe ediyor. Riyad, Hamas ve Hizbullah gibi grupların zayıflamasını olumlu bir gelişme olarak görüyor ancak Tahran’a karşı derin bir güvensizlik duyuyor.
- BRICS ve Çin Faktörü: Suudi Arabistan, İran’ın tam üye olduğu BRICS grubunda gözlemci statüsünde bulunuyor ve bu platformu bölgesel rolünü artırmak için kullanıyor. Prens Muhammed, küresel politikalarını milliyetçi bir perspektifle yönlendiriyor.
Cemal Kaşıkçı Krizinin Ardından ABD İlişkileri
Veliaht Prens, 2018’deki Cemal Kaşıkçı cinayeti sonrası bozulan ABD ilişkilerini Trump yönetimi döneminde onarmıştı. Trump ve damadı Jared Kushner ile olan geçmiş ilişkiler, ABD ile İran arasındaki hassas dengede Suudi Arabistan’ın elini güçlendirebilir.